Hastalarımıza obezite konusunda sunduğumuz tanı ve tedavi çözümlerinin yanı sıra ameliyat olan hastalara ilk uygulama olarak, bireysel ve grup terapileri şeklinde psikolojik danışmanlık hizmeti vermekteyiz.
Ameliyat sonrası takip döneminde de yaratıcı etkinlikler düzenleyen Akademi, hastalarını bu yöntemle hem fiziksel hem de psikolojik anlamda yeni yaşantısına hazırlamayı ilke edinmiştir.
Obezite cerrahisi ekibinde -obezite cerrahından ayrı olarak- obezite cerrahisi hastaları konusunda deneyimli diyetisyen, kardiyolog, psikolog, endokrin uzmanı, göğüs hastalıkları uzmanı, anestezi doktoru, anestezi ekibi ve hemşire barındırmaktayız.
İstanbul Obezite Akademisinde hasta, hasta yakını ve çalışan memnuniyetine son derece önem verilir
İstanbul Obezite Akademisi olarak uluslararası kalite standartlarında hizmet vermekteyiz.
Hastalarımızın tedavi süreci ve sonrasında herhangi bir sıkıntı yaşamadan hayatlarına kaldıkları yerden devam edebilmelerini sağlıyoruz.

10 YILLIK TECRÜBE

Doç. Dr. Bora Koç önderliğinde hasta güvenliği ilkesiyle sizi anlayan, konusunda uzman kadromuzla 7/24 yanınızdayız!

5000
Başarılı
Cerrahi
1150
Sleeve Gastrektomi
(Tüp Mide)
327
Gastrik
Bypass
180
Revizyon
Cerrahisi

Ameliyat Günlüğü

Obezite ve Metabolik Cerrahi ameliyatları öncesinde hastanın yandaş hastalıkları, VKI sonuçları ve metabolik profilindeki yağ ve kas miktarının detaylıca incelenmesi ve hastanın da doktorunun uygun gördüğü ve yapmayı planladığı operasyonun içeriğini öğrenebilmesi adına yüz yüze muayene her zaman doğru bir başlangıçtır.

Ücretsiz muayeneniz esnasında tüm sorularınız Doç.Dr. Bora Koç tarafından tam ve detaylıca cevaplandırılır.

Obezite ve Metabolik Cerrahi ameliyatları sonrasında dren kullanmayı tercih etmiyoruz. Bu yüzden ameliyatınızın ardından 2 saat sonra rahatça ayağa kalkabilir, yürüyebilirsiniz.

Ameliyatınız, Şişli Kolan International Hastanesi’nde yapılır ve 2 gece 3. Günün ardından taburcu edilirsiniz.

Taburcu olmadan hemen öncesinde kaçak testi adı altında herhangi bir renkli sıvı vs. İçmeniz beklenmez. Bunun yerine doktorunuz ve diyetisyeniniz eşliğinde mide pasaj filminiz çekilip İzletilerek, midenizin yeni çalışma düzeni hakkında bilgilendirilirsiniz.

Ameliyat öncesi olduğu kadar ameliyat sonrası da tavsiyeleri can kulağıyla dinleyip, gelişmelerden doktorunuzu 7/24 saat farketmeksizin haberdar ederek; kulaktan dolma bilgilerle hareket etmemeniz önemlidir.

Püre dönemi önermiyoruz. Bu yüzden 3. Hafta katı gıdaya direkt geçişinizde size verilen miktarları uzun uzun çiğnemeli, ilk 3. Hafta boyunca kahve ve sigaradan uzak durmalısınız.

Hasta yurt dışından ya da şehir dışından geliyor ise, ameliyat sonrası kontrollerinin ardından gönül rahatlığıyla dönüş yapabilir, herhangi bir istirahat gerektirmeksizin günlük iş ve sosyal yaşamına devam edebilir.

1
2
3
4
5
6
İstanbul Obezite Akademisi’nde genel muayene ve ölçümünüz gerçekleştirilerek Doç.Dr. Bora Koç ile ön görüşmeniz yapılır.

Ameliyat Türleri

Tip 2 diyabetin ortadan kaldırılmasında en güçlü sonuçları sunan ameliyatlardan biri olan Duodenal Switch, besin alımını kısıtlayıcı özelliğinin yanı sıra, emilim azaltıcı etkileri kombine edici özelliği ile obezite cerrahisi yöntemleri içerisinde çoğunlukla tercih edilen ve büyük kilo kaybı sağlayan ameliyatlardan biri. Hastaların ortalama ilk 9 ay içerisinde fazla kilolarının %80-100’ünü verebildiği Duodenal Switch ameliyatı; hipertansiyon, uyku apnesi, kolesterol yüksekliği gibi diğer metabolik yandaş hastalıkların düzelmesinde çok hızlı ve etkili bir rol oynuyor. En belirgin yan etkilelerinin ameliyatın hemen ardından erken dönemde sık ve kötü kokulu ishal olduğu Duodenal Switch SADI-S cerrahisinde bu durum, bağırsakların adaptasyon sürecinin ardından giderek azalıyor. Ameliyatın iki aşamada yapılıyor. İlk aşama sleeve gastrektomi yani tüp mide ameliyatında olduğu gibi midenin % 85’inin çıkarılarak ince bir tüp şekline getirilmesi ile başlıyor. Bu bölüm iştah hormonlarının da dahil olduğu bölüm. Dolayısı ile iştahınız baskılanırken, yeme miktarınızın da azaltılması sağlıyor. İkinci aşamada ise mide çıkışındaki pylor adı verilen halka şeklindeki kas tabakasının birkaç cm ilerisinden ve safra-pankreas sıvılarının döküldüğü yerin biraz gerisinden oniki parmak bağırsağı kesilerek ayrılıyor. Mide çıkışı ince bağırsak-kalın bağırsak bileşkesinden itibaren geriye doğru 250 cm mesafedeki ince bağırsakla ağızlaştırılıyor. Daha basit anlatmak gerekirse; safra ve diğer sindirim enzimlerinin gıdalarla karıştığı ve emilime yol açtığı bağırsak uzunluğu 250 cm’e düşürülerek gıdalardaki yağların ve kalorinin emilim miktarını azaltıyor.
Sleeve Gastrektomi, midenin daha geniş kıvrımının büyük bir kısmı alınıp yerine tüp şeklinde mide oluşturulan kısmi bir mide kesilme işlemidir. Sleeve Gastrektomi cerrahi yönetiminin ilk önce aşırı şiddetli obez hastalara (BMI › 60 kg/m) sunulmuştur. Teknik olarak uygulaması kolaydır ve hastalar tarafından ‘zorlayıcı’ bulunmamıştır. 2011’de tüm yöntemlerin içinde yaklaşık % 28 ile, dünya çapında en yaygın olarak uygulanan ikinci bariatrik operasyon olmuştur.
Bu yöntem pankreas rezervi yeterli düzeyde olan hastalarda Tip II Diyabetin kontrolü için tüp mide ameliyatına göre daha üstün bir teknik gibi görülmektedir. Bu yöntemin özellikle ana sorunun diyabet olduğu hastalarda tercih edilmesi uygundur. Obezite cerrahisinde kullanımı sınırlıdır. 2012 yılında 5 yıllık sonuçları yayınlanmıştır. Tip II Diyabetin cerrahi tedavisinde güvenle tercih edilebilecek yöntemlerden biridir. Transit Bipartisyon sonrası eğer hastalar önerilen tedaviyi tam bir şekilde uygulayabilirlerse %90 oranında vitamin eksiklikleri görülmez. Önemli avantajlarından biri midenin 2 çıkışı olması nedeniyle tüp mide ameliyatlarında görülen mide kaçakları daha az oranda rastlanmasıdır. Bir diğer önemli avantajı ise mide ve onikiparmak bağırsağının her noktasının endoskopik olarak görülebilmesidir.  
SADI-S Ameliyatı (Tek Anastomozlu Duodenal Switch Ameliyatı) Bu cerrahi yöntemde klasik olarak mide tüp haline getirilir, daha sonra ortalama 5-6 metre olan ve asıl görevi alınan gıdaların emilimi olan ince barsaklar by-pass edilir, yani emilim alanı 2,5 metreye düşürülür. SADI-S Cerrahisinde kesinlikle herhangi bir bağırsak parçası vücuttan çıkarılmaz. Gıdaların temas edeceği alan kısaltılmış olur, kalan bağırsak kısmı normal safra ve pankreas akışının devamını sağlar. Bu cerrahi prosedür tüp mide ameliyatı ile birlikte yapılması nedeniyle alımı kısıtlayıcı ve by-pass nedeniyle emilimin de azaltıldığı bir tekniktir. Emilimin azalmasına ilave olarak ince bağırsaktan GLP-1 adı verilen ve tokluk merkezini   uyaran bir hormonun salgılanmasını tetikleyerek, bu sayede yeme isteğini belirgin şekilde azaltmasıdır. Burada unutulmaması gereken nokta yeme isteğine bu hormonal mekanizmaya ilave olarak “psikolojik açlığı”n da etki ettiğidir. Bu yöntemden sonra da eğer kişinin “yeme bozukluğu hastalığı” psikoanalitik yöntemlerle tedavi edilemezse uzun dönemde başarısızlık yani tekrar kilo alımın görülebileceği unutulmamalıdır.
Roux-en-Y Gastrik Bypass (RYGB), en yaygın olarak uygulanan bariatrik yöntemdir. Bununla birlikte küresel trendlerdeki değişim, RYGB’nin genel olarak 2003 yılında uygulanan tüm bariatrik yöntemlerin yaklaşık % 65’lik oranının 2011 yılında % 47’ye düştüğünü göstermektedir. RYGB, midenin son kısmından bölünüp ayrılan ve 70-150 cm uzunluğundaki ince bağırsağa yeniden bağlanan küçük bir (30 mL’den az) mide kesesi olarak nitelendirilir. Küçük mide kesesi ve mide barsak arasındaki yeni dar çıkış, mideye giren yemekle mide asidi, pepsin, intrinsik faktör, pankreatik enzimler ve safranın karıştığı orta kanalda besinlerin ana sindirimini ve emilimini gerçekleştirirken, kalori alımını da sınırlamaya yardımcı olur.
Duodenal değişimli Biliopankreatik Diversiyon (BPD/DS), iliopankreatik diversiyonun (BPD) bir varyantıdır. Bu yöntem Amerika’da sadece birkaç merkezde uygulanmaktadır. BPD/DS, pilorun (midenin 12 parmak bağırsağına açıldığı halka) korunması ve kısa orta kanallı bir besin kolunun oluşturulmasıyla kısmi bir Sleeve Gastrektomi (Tüp Mide) yaratma yöntemidir. BPD/DS yöntemi, pilorun korunmasının yanı sıra, midenin alınan kısmı açısından BPD’den farklıdır. Tek BPD’ye göre daha düşük oranda gözlenen mide ülseri ve ishal ile ilişkilidir. Karmaşık olmasına rağmen BPD/ DS, deneyimli cerrahlar tarafından laparoskopik olarak uygulanabilir.
Loop Gastrik Bypass’ın bir modifikasyonu ve uygulaması bir RYGB’den teknik olarak daha kolay olan Mini Gastrik Bypass(MGB), laparoskopik olarak yapılır. MGB basit ve güvenli bir yöntemdir, kolayca revize edilebilir, dönüştürülebilir ya da tersine çevrilebilir ve dünya çapında giderek artan kabul görmüşlüğü vardır. MGB, midenin son kısmının gövde arasından daha küçük kaviste bölünmesidir. Mide daha ileride his açısına (yemek borusu ile mide arasında reflüyü engelleyen açılanma) doğru bölünür. Sonrasında oluşan kese Treitz ligamentine (12 parmak bağırsağın bitimi) yaklaşık 200 cm uzaklıktaki jejunum’a 8 ince bağırsağın 12 parmak bağırsaktan sonra gelen kısmı anastomoz edilir.
SAĞLIK KÖŞESİ

DUYGULARI YEMEKTEN VAZGEÇİN, ONLARLA BAŞETMEYİ ÖĞRENİN!


Devamını Oku

OBEZİTE GENETİK Mİ YOKSA DAVRANIŞSAL BİR HASTALIK MI?


Devamını Oku
BLOG

Zayıflama Ameliyatı Nedir?


Devamını Oku

Ameliyatın Yararları


Devamını Oku

Morbid Obezite


Devamını Oku

Obezite Cerrahisi ve Oruç


Devamını Oku

Obezite-Şişmanlık Hastalığı ile nasıl mücadele edebilirim?


Devamını Oku
BİZDEN HABERLER

Ücretsiz ‘’Obez Beynime Hoş Geldiniz’’ Grup Terapilerimiz Başladı!


Devamını Oku

İstanbul Esenyurt Üniversitesi ‘’Obezite Psikolojisi’’ Semineri


Devamını Oku

Kiev’de Canlı Cerrahi Uygulama Eğitimi’ndeydik!


Devamını Oku

Sizlere Daha Konforlu Hizmet Verebilmek için Taşınıyoruz!


Devamını Oku

Diyabet ve Obezite Cerrahisine Güncel Yaklaşımlar Semineri...


Devamını Oku

Bize Ulaşın