Obezite-Şişmanlık Hastalığı ile nasıl mücadele edebilirim?

Şişmanlığın  etiyolojisinde aslında birçok neden sayılmaktadır ve kalıtsal faktörlerin de şişmanlıkta önemli rol oynadığı bilinmektedir. Yapılan araştırmalara göre anne ya da babası şişman olan çocuğun da şişman olma ihtimali yüksektir. Bu kalıtsal değişikliklerin yanında, ailenin beslenme şekli de şişmanlıkta büyük rol oynamaktadır. Şişmanlıkta diğer önemli faktör ise psikolojik sorunlardır, ve çok fazla yemek yemeye veya yememeye sebep olabilir.

Şişmanlık ve psikolojik etmenler arasında önemli bir bağlantı olduğu doğrudur. Psikolojik sorunlar şişmanlığa neden olabileceği gibi şişmanlıkta psikolojik problemlere sebep olabilmektedir. Özellikle gençlerde görülen şişmanlık, psikolojik sorunlara daha fazla yol açmaktadır. Obez kişiler ailesi, akrabaları ve sosyal çevresindeki kişiler tarafından sürekli eleştiriye ,hatta kilosu ile ilgili şakalara maruz kalmaktadır. Çevresi tarafından alay edileceği düşüncesi, kişide içe çekilmeye yani sosyalleşme problemlerine neden olmaktadır. Kişi kabuğuna çekilerek kalabalık ortamlara girmekten çekinir. Şişman kişilerin fazla terlemesi gibi nedenler de kişide hoş görülmediği izlenimi oluşturmaktadır. Karşı cins ile olan ilişkilerinde beğenilmeyeceği duygusu ile çekingen  tavırlar sergiler, vücudu ile kaygıları da, cinsel hayatını olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Tüm bunlar kişinin aile, iş ve sosyal yaşamında problemlere neden olmaya başlarken , kişinin  mutsuz olmasına neden olmaktadır.

Obezitenin asıl nedenlerine baktığınız zaman bir davranış bozukluğu olan “yeme bozukluğu” ve “madde bağımlılığı” dikkat çekmektedir. Karbonhidrat tüketimi aslında bir madde bağımlılığı türüdür. Yeme bağımlılığı, diğer madde bağımlılıkları kadar kişiye zarar verse de Türkiye’de bu durum göz ardı edildiğinden bağımlılık kategorisinde değerlendirilmemektedir. Bağımlı kişi her zaman bağımlı olacaktır. Bağımlılığı bitmez ,sadece bağımlı olduğu madde değişebilir. Bunu bağımlılığını yendiği illüzyonu olarak yaşar. Bağımlılıkla baş etmenin tek yolu her zaman bağımlı olduğunun farkındalığıyla seçim yapmak ve uyanık olmaktır. Kişi uyanık olmanın yaratacağı acıdan kaçmak yerine, bununla yaşamayı becermek için ruhunu sağlamlaştırmalıdır. Siz obez olan kişiye cerrahi yada cerrahi dışı hangi yöntemi uygularsanız uygulayın bağımlılığını kontrol altına almayı öğretemediğiniz durumda kişi tekrar kilo alma süreci yaşayacaktır. Ameliyatlar sadece sizi ideal kilonuza götürür ama orada kalmanızı sağlamaz. Obezite ile mücadelenizde nasıl bir yol seçeceğinizin kararını verirken bu durumu kesinlikle unutmamalısınız.

Hastaların büyük çoğunluğunda onu bu noktaya getiren, hayatlarının büyük bir bölümünü ele geçirmiş  ‘şişmanlık’ konusunu konuşmak ,hoşa gitmemektedir. Ancak bu mutlaka konuşulması ve iyice araştırılıp içine bakılması gereken konudur. Çünkü geriye dönüş olmaması için şişmanlığın şifalanması gerekir. Ameliyat bize hayalini kurduğumuz ince bedeni vermiş olsa da, biz bunu şişmanlığımızı iyileştirerek elde etmediğimizi unutmamalıyız. Şişmanlık ve bağımlılığın yanı sıra, yeme davranışını gözlemlemek ve yeni yeme davranışı oluşturmak için çalışmalar yapmak, yeni bakış açılarını edindirmek için eğitim vermek gerekir ki bu aslında tedavideki en önemli noktadır.

Ameliyat sonrası dönemde uygulanacak tedavide;

  • Şişmanlığı bırakmak.

  • Bağımlılığı kontrol altına almak.

  • Yeni bedeni ile uyumlanmak.

  • Yeni hayatına uyum sağlamak.

  • Kendisinde olan değişikliklerin etrafında yaratacağı tepkilerle barışmak.

  • Kendini sevmek.

  • Hayata kendisine ve problemlere karşı yeni bakış açıları geliştirmek

yapılacak çalışmaların özünü oluşturacaktır.

Yrd.Doç.Dr.Bora Koç




Desteğe mi İhtiyacın Var?

İstanbul Obezite Akademisi sizi dinliyor, geleceğiniz ile ilgili sorulara en iyi cevapları buluyoruz. Sormaktan asla vazgeçmeyin…

“Değişimi birlikte başlatalım“